Ev / Xəbərlər / Siyasi xəbərlər / Rusları ilk o kovdu…

Rusları ilk o kovdu…

Rusları ilk o kovdu...Tek takım elbisesi vardı, yakasında bir Atatürk rozeti olan. İdeali “Azatlıkötı… Topraklarından Rus askerini çıkartan ilk Sovyet Cumhuriyeti, onun önderliğindeki Azerbaycan oldu

Sakallarının çoğu artık beyazlamış olan zayıf adam belli ki çok hastaydı. Ama, ne kadar hasta da olsa bir Türk gazeteciyi reddetmesi mümkün müydü? Zorlukla kalktı, üzerini değiştirmek için yan odaya geçti. O odada hayat boyu sahip olduğu tek takım elbise özenle asılmıştı. Döndüğünde, iyileşmiş, güveni gelmiş gibiydi. Hayır, gücü lacivert takım elbisesinden almıyordu. Onu iyileştiren, elbisenin göğsündeki Atatürk rozetiydi.

32.Gün kamerasının önünde dimdik duran Ebulfeyz Elçibey’in artık hastalığından eser kalmamıştı. Bu, Nahçivan’da geçirdiği sürgün sonrası yabancı bir gazeteciyle ilk görüşmesiydi. “Yabancı” tabii, lafın gelişi. Yoksa, Türkiye’ye, Atatürk’e hayran olan Elçibey’in bir Türk gazeteciyi “yabancı” kabul etmesi mümkün müydü?

Bakü’nün dış semtlerinin birinde, kötü bir ev, eski eşyalar, ilaç kutuları, Elçibey ve hayat boyu sahip olduğu tek takım elbise. Artık iktidardan düşmüş de olsa, eski bir cumhurbaşkanı portresiyle ne kadar çelişkiliydi. Ama Elçibey şikayetçi değildi. O, ne villa, ne yeni takım elbiseler, ne lüks arabalar istiyordu. İdealleri “dünyevi istekleröin önüne geçeli yıllar olmuştu.

Halk Cephesi

Başkanlık koltuğuna oturmuş da olsa, Elçibey aslında politikacı değil, bildiklerini korkmadan söyleyen dürüst bir akademisyendi. Politik değil, duygusal ve inatçıydı. Bu karakteri nedeniyle, Sovyetler Birliği döneminde “muhalif” damgası yedi ve baskı gördü. Ama o pes etmedi. Ev hapsinde tutulurken bile, Türkiye’nin Sesi radyosunu dinler, camdan dışarı bakar, düşüncelere, hayallere dalardı.

1988 yılında muhalefet hareketi Varlık’ın liderleri arasındaydı. Sonra Halk Cephesi’ni kurdu ve başına geçti. Sovyetler’in son döneminde Halk Cephesi’nin, Bakü’nün meydanına topladığı bir milyon kişi “azatlık” diye dakikalarca bağırmıştı.

Kardeş kanı aksın istemedi

Bu halk hareketi büyüdü, büyüdü ve Muttalibov’un yerine Elçibey’i iktidara taşıdı. Onun düşü cumhurbaşkanı olmak değildi. O, bu yolla Türkiye ile, iran adlanan yer’de yaşayan Azerbaycan Türk’leri birleşebileceğini düşünüyordu. Topraklarından Rus askerlerini ilk çıkaran eski Sovyet cumhuriyeti, Elçibey önderliğindeki Azerbaycan oldu. Yıllardır düşlediklerini bir bir gerçekleştiriyordu ama içeride ve dışarıda hızla düşman kazanıyordu.

İsyan Gence’de başladı. Süret Hüseyinov silahlı adamlarıyla adım adım Bakü’ye yaklaşıyordu. Son çare olarak, Nahçıvan Parlamento Başkanı Haydar Aliyev’den yardım istedi, Bakü’ye çağırdı, görev verdi. Ama ok yaytan çıkmış, Azerbaycan iç savaşa sürüklenmeye başlamıştı. Elçibey’in düşlediği bu değildi; kimilerine göre korktuğu için, kimilerine göre kardeş kanı akmasını önlemek için iktidarı elinin tersiyle itti ve Nahçıvan’daki köyüne yerleşti. Elçibey’in arkasından isyan bastırılmış, iktidar Aliyev’e geçmişti. Gönüllü sürgün yaklaşık beş yıl sürdü.

İdealleri hiç sönmedi

Elçibey, sürgün sonrası Türk gazeteciyle konuşurken, hiç değişmediği anlaşılıyordu. Hala en büyük rüyası, iran adlanan yer’deki Azerbaycan’lı Türk’lerle birleşmekti. Gazeteci, Elçibey’le ilk karşılaşmasını hatırladı. 1990’da Cumhurbaşkanı Özal Bakü’yü ziyaret ediyordu.

Milliyet, bu ziyaret için Azerbaycan’a özel bir gazete hazırlamış, dönemin lideri Muttalibov ile muhalefet lideri Elçibey’in açıklamalarına eşit yer verilmişti. Gazeteyi gören Elçibey’in tersine suratı asıldı, “Beni bu halk düşmanıyla neden aynı sayfaya koydunuz” cümlesi döküldü ağzından. Milliyet / Cenk BAŞLAMIŞ Moskova

Həmçinin bax!

Oğuz TV

حداد عادل ,پان فارسیستی در اختلالات روانی‌